
Şiirler: Ashraf AboArafe
Şiir hayalden doğdu
ve tarihin tanıklığının tercümesidir;
İstanbul’un simgeleri
Kahire’ninkilere kur yapar.
Gize Piramitleri:
Geç kaldın…
Ben buradayım, zaman henüz bir fikirdi.
İnsan adımlarını sayarım,
ama yaşlanmam.
Ayasofya:
Geç kalmadım.
Değişmeyi öğrendim
adımı kaybetmeden.
Bazı aşklar
bir ömürden fazlasını ister.
El-Ezher:
Sesinizi alçaltın…
Sözler yükselince
anlamını unutur.
Ben taşa dinlemeyi öğrettim,
kalbe ise
sorudan korkmamayı.
Galata Kulesi:
Ben uzun süre durdum,
yokluğu bekledim,
gemileri saydım
ve varanları kıskandım.
Beklemek zayıflık değildir…
sadakatin başka bir hâlidir.
Nil:
Ayrılmayın.
Sudan geçmeyen aşk
kurur.
Yüzlerini taşıdım
bir bir,
ve hâlâ gülümsüyorum.
Boğaziçi:
Ben kıtaları ayırdım
hiçbir kalp daralmasın diye.
Beni geçen herkes
bir şey bıraktı…
ve bir hayret aldı.
Piramitler:
Söyle bana,
yanından geçerken
hâlâ başlarını kaldırıyorlar mı?
Ayasofya:
Kaldırıyorlar…
Sonra isimlerini bir anlığına unutuyorlar.
Ve işte
en güzel zafer budur.
El-Ezher:
Öyleyse anlaştık:
Biz insanlara sahip değiliz.
Biz sadece
onlara
burada olduklarını
hatırlatırız.
Galata:
Yaklaş…
Aramızda
yalnızca eski bir çağrı var.
Nil ve Boğaziçi (birlikte):
İki şehir,
iki taş,
ve bir tarih
yeniden
aşka düşüyor.
—
Yüksekten bakan bir kale der ki:
Şehirlerin büyüdüğünü gördüm,
kavga ettiklerini,
sonra korkunca
çocuklaştıklarını.
Koruma kılıç değildir,
uyumayan bir gözdür.
Bir cami sabahı yıkar:
Günü minarelerimle yıkadım,
dua kalabalıkta kaybolmasın diye.
Sükûnet
kırılmamak için
düzene muhtaçtır.
Eski bir çarşı fısıldar:
Yaklaşın…
Hatıralar burada
bedelsiz satılır.
Bir kahkaha,
bir tesbih,
yarım kalmış bir hikâye.
Gerçek ticaret
özlemin değişimidir.
Kahire ilk kez konuşur:
Ziyaretçilerden yorulmam.
Yalnızca kalbe selam vermeden
geçenlerden yorulurum.
İstanbul cevap verir:
Durup dinlerlerse
affederim.
Şehirler çok şey istemez—
biraz dinlemek
yeter.
Hep birlikte (fısıltıyla):
Biz taş değiliz.
Yaşayan bir hafızayız.
Çağrıldığımızda
cevap veririz.
İki şehir,
iki kalp,
ve görünmeyen bir aşk…
ama
duyulur.



